GENEL ANESTEZİ ve SEDASYON

Anestezi Nedir ?

Genel anlamda anestezi, ameliyat yada herhangi bir cerrahi müdahale öncesi, insan ve hayvanların vücudunun bütününde veya belirli bir kesimindeki duyunun (hissin) geçici yok edilmesi demektir.Özel ve belirli bir amaçla uygulanan anestezinin 4 tipi vardır Tüm anestezi tipleri çeşitli seviyelerde sinir sistemini baskılayarak ağrının hissedilmesini engeller. Anestezinin tipi ne olursa olsun etkilediği alandaki sinir sistemi üzerindeki etkisi, kullanılan ilacın etki süresi ile sınırlıdır. Sinir sistemi ve hücreleri üzerinde kalıcı etkisi yoktur.Herhangi bir cerrahi işlem uygulanacak hastalar değişik anestezi yöntemlerinden birine ihtiyaç duyarlar.

Belli başlı anestezi yöntemleri ?
Bölgesel anestezi
Lokal anestezi
Sedasyon
Bilniçli Sedasyon destekli lokal anestezi
Genel anestezi

Bölgesel Anestezi (Rejiyonel)

Lokal anestezikler bir sinir çevresine veya spinal veya epidural anestezide olduğu gibi omurilik çevresine verilirler. Bu yöntemde de lokal anesteziklerin etkisi ile sinirsel iletim durdurulur. Hastanın bilinç düzeyi etkilenmeden sadece vücudun belli bir bölgesi uyuşturulur. Bölgesel anestezi ile tek bir ayak tek bir bacak tel kol veya çenelerin bir bölümü uyuşturulur.

Lokal (yerel) Anestezi

Vücudun sadece müdahale edilecek bölgesinde geçici bir duyusuzluk (hissizlik) yaratır. O bölgede acı duyulması önlenmiş olur. En sıklıkla ağız içerisindeki cerrahi ve dental tedavi işlemlerin ağrısız yapılmasında kullanılır.

Sedasyon

Hastada uyku hali oluşturarak hastanın rahatlamasını ve sakinleşmesini sağlamak için kullanılır. Bilinç açıktır, geçici hafıza kaybı söz konusudur. Genellikle lokal ve bölgesel anestezi desteklemek amacıyla kullanılır. Buna ek olarak hastalara uygulanacaksa girişimsel yöntemlerden önce sedasyon uygulamaları gerek hastayı gerekse cerrahın işini çok kolaylaştırır. Örneğin gömülü bir dişin çekimi öncesi hastayı sedatize etmek hastanın korku ve endişelerini giderilir hasta ve hekim cerrahi işlem sırasında rahat eder.Pek çok hastaya lokal anestezi kullanılarak bölgenin “uyuşturulması” ile cerrahi işlemler yapılabilir. Uyutulmak ve böylece cerrahi müdahalenin farkında olmamayı isteyen hastalara IV (intravenöz, Damar içine ilaç verilmesi) sedasyon önerilir.

Bilinçli Sedasyon nedir ?

Derin sedasyonun daha hafif şekli olup cerrahi işlem süresince hasta hekimle koperasyon içerisindedir.Bu bir genel anestezi degildir; hastane ya da ameliyathanede gerek olmadan diş hekimi muayenehanesinde uygulanabilir. Hasta, hekimden aldığı komutları yerine getirebilir. Hasta ile hekim arasında diyalog yaşanması mümkündür. Hekim hastaya ağzını açmasını söylediğinde, hasta bunu kolaylıkla yapar. İşlem sırasında anestezi uzmanı, hastayı monitörize ederek nabzını ve tansiyonunu takip eder.Hastanın hava yolunu açık tutabildiği, fiziksel uyaranlara ve sözlü komutlara uygun cevabı verdiği ve bilincin baskılandığı bir durum olarak tanımlanan bu yöntemde, özellikle çocuk hastalar işlemden sonra diş hekimine geldiklerini bile unutmaktadırlar. Hasta, operasyon sonrası ilaçların etkisi ile ağızda yapılan tedavi işlemini, ağrıyı, hoşlanmadığı sesleri, vb. hatırlamayacağımdan psikolojik travmaya da maruz kalmaz. Bu durum, hastanın daha sonraki seanslarda diş tedavisi ve cerrahi işlemlere gelişini kolaylaştıracaktır.

Bilinçli sedasyon güvenlir midir? 
Bilinçli sedasyon, hem erişkinlerde hem de çocuklarda son derece güvenlidir. Bilinen hiç bir yan etkisi yoktur. Erişkinlerde intravenöz (damariçi) uygulanır. Doz ayarlaması kiloya göre yapılır.Çocuklarda iseoral (şurup), rektal (makattan), intranazal (burundan) uygulanan şekilleri vardır. Diş tedavisinin süresine göre ek dozlar verilebilir. Tek seansta birçok diş tedavisini yapmak mümkündür (çekimler, dolgular gibi). İşlem bittikten yarım saat sonra hasta evine gidebilecek duruma gelir. Araba kullanmaması, efor ve dikkat gerektiren işlerden uzak durması ve dinlenmesi tavsiye edilir.

Bilinçli sedasyonun amaçları nelerdir?
Hasta açısından rahat ve güvenli bir ortam yaratması yanında, korku hissini tamamen giderir, anksiyeteyi ortadan kaldırır.
Hastanın ağrı eşiğini yükselterek ağrıyı hissetmemesini sağlar.
Diş hekimi stresinin ortadan kaldırılması ve istenmeyen reflekslerin önlenmesi ile hekim açısından son derece rahat bir çalışma ortamı sağlar.
Özellikle korkuya eğilimli çocukların belleklerinde derin izler bırakacak psikolojik travmaları engeller.
Bazı kalp hastaları ve yüksek tansiyonlu hastalarda lokal anestezi ortamının daha rahat tolere edilmesini sağlar

Genel Anestezi

Genel anestezi, geçici olarak bilinç kaybı ile birlikte duyu fonksiyonlarının ortadan kalkmasıdır. Halk arasında “narkoz” anestezi ile eş anlamlı olarak kullanılsa da, narkoz; tam bilinç kaybı olmadan duyarlılığın ortadan kalkmasıyla oluşan belirgin uyuşma halidir.Bu anestezide, hastanın acı, ağrı duymaması için uygulanan şey, vücudun bütünündeki duyuyu geçici bir süre için yok eder. Kullanılan anestezi maddesi, sinir sisteminin bütününü etkiler. Genel anestezi uygulamasına damar içine verilen anestezik ilaçlarla başlanır. Hasta uyuduktan sonra nefes borusuna yerleştirilen bir hortum aracılığıyla solunum fonksiyonları anestezi cihazı tarafından sağlanır. Oksijen, hava ve anestezinin devamını sağlayan inhalasyon ajanları anestezi cihazı ile hastaya verilir. Ameliyat süresince anestezi uzmanı tarafından hastanın kalp hızı, ritmi, kan basıncı, oksijen saturasyonu, solunumla aldığı oksijen ve anestezik ajan konsantrasyonu, çıkardığı karbondioksit ve anestezik ajanların konsantrasyonu sürekli olarak izlenir. Ameliyat bitiminde anestezik ilaçlar kesilerek hastanın uyanması sağlanır. Ameliyat sonrası oluşacak ağrı, ağrı kesicilerle kontrol altına alınır.

Hasta genel anestezi sırasında :
Çevresinde olanların farkına varmaz
Ağrı duymaz
Hareket edemez
Anestezi sırasında olup bitenleri hatırlayamaz
Genel anestezi öncesi hastanın değerlendirilmesi

Bu değerlendirme; hastaya uygulayacak anestezi yöntemi ve buna yönelik hazırlık, anestezi riskinin belirlenmesi, hastaya en uygun koşullarda girişim yapılabilmesi, onun fizik ve psikolojik durumu, farmakolojik ve terapötik hikayesini değerlendirmek amacıyla yapılır.Bu amaçla yapılacak preoperatif vizitte hastaya uygulanacak anestezi yöntemi hakkında bilgi verilir. Korku ve endişesi giderilir.

bilinclisedasyon1[1]

Anestezi Öncesi Değerlendirmede Hangi Testler Yapılır ?

Anestezi değerlendirmesinde öncelikle istenen tanı testleri şunlardır:
Akciğer filmi.
Elektrokardiyografi (genellikle 40 yaşından büyük hastalarda istenir).
Kan sayımı.
Karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri.
Kanama ve pıhtılaşma testleri gibi tetkikler istenir.

Anestezi hekimi isterse başka tetkikler de isteyebilir Ameliyat öncesi çekilen akciğer filmi ve elektro kardiyogram ile akciğer ve kalphakkında kabaca bir fikir edinilir. Ancak hastada kronik bronşit, astım gibi bir akciğer hastalığı varsa solunum fonksiyon testi gibi bir ek test ya da kalp ile ilgili bir bozukluk varsa eko kardiyografi gibi kalbin fonksiyonlarını daha net gösteren ek testler gerekebilir. Kan sayımında hastada kansızlık olduğu tespit edilirse ameliyat öncesi düzeltilir, ameliyat sırasında olası bir kanama söz konusu ise hasta için 1-2 torba kan hazırlanır. Hastanın ameliyat öncesi kan grubunun da biliniyor olması lazımdır. Operasyon veya girişim öncesinde hastaların belli bir süre ağız yoluyla hiçbir şey almamaları çok önemlidir. Genel bir kural olarak işlem öncesi gece yarısından itibaren hiçbir şey yiyip içmemeleri gerekir.

Anestezi öncesi hastaların uyması gereken kurallar
Ameliyat öncesi en az 8 saat katı gıda almayınız
Ameliyatdan 3 saat öncesine kadar su içebilirsiniz
Bir gece önce alkol kullanmayınız
Ameliyat günü sigara içmeyiniz
Sürekli kullanmak zorunda olduğunuz ilaçlar konusunda anestezi doktorunun önerileri doğrultusunda hareket ediniz. Bazı ilaçların (örneğin hipertansiyon ilaçları) ameliyat sabahı içilmesi önerilirken, bazı ilaçların da (örneğin şeker hastalığı için kullanılan ilaçlar) ameliyat sabahı içilmemesi önerilmektedir
Sürekli kullandığınız takılarınızı ameliyat öncesi çıkarmanız gerekmektedir
Tırnakları ojeli bayan hastalar, sol elin işaret parmağındaki ojeyi çıkarmaları gerekmektedir
Sürekli ya da ara sıra Aspirin kullanıyorsanız ameliyatdan en az 5 gün önce bırakmanız gerekmektedir.

Anestezi sonrası hastaların uyması gereken kurallar
Alkol almayınız
Doktorunuz tarafından reçete edilmeyen ilaçları kullanmayın
Operasyon sonrası 24 saat otomobil veya dikkat gerektiren işlerden yapmayınız.
Önemli kararlar almayınız.

KLİNİK UYGULAMAMIZ

Kliniğimizde cerrahi işlemler sedasyon destekli lokal anestezi altında yapılmaktadır. Sedasyon gerektiren girişimler kliniğimizde gerçekleştirilirken, genel anestezi gerektiren cerrahi girişimler ise hastane ortamında yapılmaktadır.Tüm genel anestezi ve IV sedasyon işlemleri eğitimli bir anesteziyoloji uzmanı tarafından icra edilir.

Genel anestezi veya İV sedasyon destekli lokal anestezi kararı vermeden önce Çene Cerrahımız ve Aneztezi uzmanımız sizlerle prosedür tiplerini, tıbbi geçmişinizi ve anksiyetenizi değerlendireceklerdir. Bazı cerrahi girişimlerin yapıları gereği genel yada IV sedasyona gereksinim duyulurken, bazıları ise en iyi lokal anestezi altında gerçekleştirilir. Anestezi seçimi her zaman için kişisel bir karardır ve çene cerrahı ile yapılacak aydınlatıcı bir konsültasyon sonucunda karar verilmelidir.

Genel anesteziye veya sedasyona karar verildiğinde hastaların uyması gereken talimatlar
Dar, sizi sıkacak giysilerden kaçınınız ve bol ve rahat giysilerinizi giyiniz, cerrahiden 5 saat önce bir şey yemeyiniz ve 3 saat evvel bir şey içmeyiniz, kullandığınız rutin ilaçlarınızı doktorunuz aksini söylemediği sürece zamanında alınız, kliniğimize veya hastaneye yanınızda bir refakatçi ile geliniz, evde ve iş yerinizde tedavi sırasında gerekli olan düzenlemeleri ameliyat öncesi yapınız. (pre-operatif talimatlar).
Daha modern anestezik ilaçların pek çoğu insan bünyesine uyumlu ve mide bulantısına sebep olmadığı halde, ara sıra kişinin cerrahi müdahale geçirmek ile ilgili anksiyetesi, mide bulantısı hissi yaratmaya sebep olabilir. Tok bir karınla gelen hasta, potansiyel olarak tehlikeli bir gaz sıkışması durumunu meydana getirebilir. Bu sebeple, tüm pre-operatif (ameliyat öncesi) talimatlara riayet edilmesi son derece önemlidir. Sedasyon için kullanılan ilaçlar 24 saate kadar kan dolaşımında artış yaratır. Bu sebeple sedasyon veya genel anesteziye maruz kalındıktan sonraki 24 saat içinde bir araç veya iş makinesi kullanmayacak durumda olacağınızı biliniz.
Doktorunuz ayrıca anesteziye ilişkin her türlü sorunuzu cevaplayacaktır. Genel anestezi ve/yada intravenöz sedasyonun en önemli avantajı cerrahi esnasında anksiyete ve farkındalıkda azalmayı içerir. Bu cerrahi esnasında neredeyse tam hafıza kaybı sağlar, ses-gürültü idrakini azaltır, acıyı ortadan kaldırır. Bölgeyi “uyuşturmak” için lokal anestezi yapılmış veya kısmen sedatize olmuş hastaların prosedür esnasında ara sıra basınç hissedebileceklerine dikkat edilmelidir.
Cerrahi gününde kliniğimize gelmeniz ile ameliyatınızı hastanenizde olmanız arasında hiçbir fark yoktur.Kliniğimize geldiğinizde cerrahi işleme başlamadan önce hemşire yada asistansizimonitörize edecek ve anestezist damar yolunuzu açacaktır. Güvenli bir anestezi, size bağladığımız birkaç non-invasive monitörün kullanımına bağlıdır. Bu cihazlarkan basıncı kafı,EKG ve bir pulse oximetre (kanınızdaki oksijen miktarını ölçen bir cihaz) dir . Bu cihazların çalışmasını kolaylaştırmak için bol ve rahat giyinmeniz önerilir. Rutin olarak ilaçlar sizi sakinleştirmek yada uyutmak için intravenöz olarak verilir. İğnelerden ciddi olarak bir korkunuz varsa, sizi uyutmak için gaz verebiliriz ve uyandığınızda damar yolunuz (intra venöz kanül) yerine takılmış olur. Cerrahi işlem süresince,Anestezi uzmanı sizi sedasyonda tutacak ilaçlar infüzyon halinde verecek ve cerrahi işlem bitiminde ise postoperatif derlenme odasına alınıp takip edileceksiniz. Kendinize geldiğinizde cerrahi işlem sırasında olup bitenlerden hiçbirini hatırlamayacaksınız. Ayrıca, cerrahi işlem sırasında Anestezi uzmanız antibiyotik, ağrı kesici, antieflamatuar (şişliği önleyici) ilaçlarınızı vermiş olacak gerek görülmedikçe o gün başka bir ilaca ihtiyacınız olmayacaktır.
Oturabilecek ve sıvı içebilecek duruma geldiğinizde, damar yolunuz çıkarılacaktır. Bu sırada postoperatif bakım odası hemşiresi sizinle ve refakatçiniz ile birlikte ameliyat sonrası talimatları gözden geçirecek ve sizin veya refakatçinizin ağzınızın bakımı ile ilgili soracağı sorulara cevap verecektir. Operasyonunuzu takiben doktorumuz ve ekibimiz bakımınız ile ilgili sorabileceğiniz her türlü soru için telefonlarınızı yanıtlayacaktır.

radyoloji-750x510

ORAL DİAGNOZ VE RADYOLOJİ

İyi ve doğru bir dental tedavi, ancak doğru bir teşhis ile mümkün olur. Diş hekimliğinde teşhis, “oral diagnoz” adını alır; ve “ağız içi ve ağız dışındaki tüm problemleri belirlemek ve aralarındaki farkı ayırt etmek için bilimsel bilgileri kullanma sanatı” olarak tarif edilebilir.​ ​İyi bir oral diagnoz, ağız dışı muayene, ağız içi muayene ve radyolojik muayene ile yapılır.

Radyoloji​:

Ağız içi hastalıklarının -özellikle diş ve çene kemiği gibi sert doku ile ilgili olanların- teşhisinde en büyük yardımcı, dental radyografiler yani diş filmleridir. Diş filmlerinin de en çok kullanılan iki tipi; periapikal 2​ veya ​3 dişi gösteren küçük ve panoramik tüm alt ve üst dişleri ve çene kemiklerinin tamamını gösteren büyük filmlerdir.

Periapikal Radyografiler:

Panaromik radyografilerde tespit edilen şüpheli durumlar hakkında daha detaylı görüntü alınması amacıyla kullanılan, sadece birbirine komşu birkaç dişin ve bu dişleri çevreleyen kemik dokusunun görüntülenebildiği bir ağı içi görüntüleme tekniğidir.

Periapikal Radyografiler:

Panaromik radyografilerde tespit edilen şüpheli durumlar hakkında daha detaylı görüntü alınması amacıyla kullanılan, sadece birbirine komşu birkaç dişin ve bu dişleri çevreleyen kemik dokusunun görüntülenebildiği bir ağı içi görüntüleme tekniğidir.

Panaromik röntgen neden gereklidir?

Panaromik röntgen, çene ve dişlerde gözle görülemeyen çürük, kist ve tümör gibi oluşumların teşhisinde gereklidir.
Tedavi planlamasının daha hızlı ve eksiksiz biçimde yapılmasına yardımcı röntgen filmleridir.
Çene ve dişlerle ilgili operasyonlardan önce hekimin görmesi gereken bir röntgendir çünkü bu röntgenler tedavi uygulanacak alanı geniş bir şekilde gösterir ve operasyonun başarısını arttırır.

Panaromik röntgenin avantajları nelerdir?

Panaromik röntgen bir çok diş çürüğü, çenelerdeki kistik ve tümoral oluşumlarla ilgili erken teşhis olanağı sağlar.
Tüm dişlerin görüntüsü tek bir röntgen üzerinde görülebilir.
Tüm dişlerin görüntüsünün alınmasıyla erken teşhis ve tedavi olanağı sağlar. Bu sayede hem zamandan hem de tedavi maliyetlerinden tasarruf sağlanır.

oraldiagnoz1

Dijital Radyografiler (RVG): ​

Ç​ekilen röntgene ait görüntüler anında bilgisayar ekranında görülebilmekteyken, aynı zamanda bu görüntüler üzerinde istenen renk ayarları, büyültme-küçültme işlemleri ve ölçümler yapılabilmektedir. Bu teknikte hastanın maruz kaldığı radyasyon oranı da ciddi ölçüde azalmıştır. Ayrıca görüntülerin bilgisayar ortamında hasta dosyasında saklanabilmesi veya gerekli durumlarda internet ortamından paylaşılabilmesi de önemli bir avantajdır.

dijital-radyografi

Bilgisayarlı Tomografi (BT, CT):

Büyük kistler, tümörler ve çok sayıda implant uygulamasının planlandığı vakalar gibi geleneksel ağız içi ve ağız dışı görüntüleme tekniklerinin yetersiz kaldığı durumlarda kullanılan üç boyutlu bir tomografik görüntüleme tekniğidir. Diğer iki boyutlu tekniklerin aksine bu yöntemde ağız bölgesinden enine kesitler de alınabilmekte ve bu sayede dişlerin veya patolojik oluşumların çevre dokularla ilgili komşulukları 3 düzlemde de incelenebilmektedir. özellikle çok sayıda implant uygulanacak vakalarda yatay yöndeki kemik kalınlığı, sinüs boşluklarının konumları ve damar ve sinirlerin izledikleri yol kesin olarak saptanabilmektedir. Bu yöntemin bir diğer avantajı da, hızlı prototipleme yöntemi ile kombine kullanılarak cerrahi işle öncesi istenilen bölgelere ait çalışma maketleri veya kılavuz plakların hazırlanabilmesidir. Bu sayede cerrahi işlemlerin riski minimuma indirilmiş olur.




Yukarı Çık